Tolkien’in “yüzüklerin efendisi” eserini bir masal olarak görüp geçmelimiyiz yoksa ciddiye alıp kazımalı mıyız? Maalesef kitleler üzerindeki devasa etkisi dolayısıyla içerdiği zararları ifşa etmek gerekiyor. Onun eserindeki teolojik ve tarihsel unsurların gerçekte neye karşılık geldiklerini ortaya sererek başlayacağım. Bunu yapmaya başladığımızda okuyucu, “Bu sadece bir masal neden referans noktasının peşindesin?” diye sorabilir.
Romandaki unsurlar ile gerçek hayat arasında paralellikler aramamız bizim fantezimiz değildir. Çünkü bizzat Tolkien eseri için “Temelde dinsel ve katolik bir eser” diyor ve başka bir konuşmasında sadece parçaları birlestirdigini ifade ediyor. Kaynak isteyenler için en bariz kaynak onun mektupları olabilir.
Tolkien, mektuplarında (özellikle 144, 153 ve 212 numaralı mektuplar) eserinin temelde "dinsel ve Katolik" olduğunu ve aslında bir "hakikati" temsil ettiğini açıkça yazar.
Alıntı örneği (Mektup 153): "I do not feel 'responsible' for these things, but rather as if I were taking a record of things that were 'there' somewhere." (Bu şeylerden kendimi 'sorumlu' hissetmiyorum, aksine bir yerlerde 'var olan' şeylerin kaydını tutuyormuşum gibi hissediyorum.)
Dahası Tolkien, 1931'de C.S. Lewis'e yazdığı 'Mythopoeia' şiirinde ve 'On Fairy-Stories' (Peri Masalları Üzerine) adlı makalesinde; mitlerin birer 'yalan' olmadığını, insanın 'Yaratıcı'nın imajında yaratılmış bir 'alt-yaratıcı' olarak gerçeği farklı renk ve formlarda yeniden sunduğunu savunmuştur.
Şu halde anlattıklarına masal olarak değil, bazi kimseler tarafından ciddiye alınıp inanılan bir teoloji tasavvurunun (ve tabi bir çeşit alternatif tarih anlayışının) , temsili hikayeler ile dışa vurumu olarak bakılmalıdır.
Sauron ve Saruman Figürlerinin Hz. Süleyman’a Benzetilmesi
Sauron hükmetmeye yarayan bir yüzük hazırlamıştır. Emrindeki geniş ordularda Elflerin bozulmuş hali olan Orklar vardır. Elf kelimesi eski Avrupa dil ve kültürlerinde cinleri kastetmek için kullanılmış bir kelimedir. Hz. Süleyman, kendisine cinlerden bir kısmına hükmetme yetkisi verilmiş bir hükümdar peygamber idi. Ehli kitabın rivayetlerinde Hz. Süleyman cinleri parmağındaki yüzük vasıtasıyla kontrol etmiştir. Üzerinde Mührü süleyman olan bir yüzük. Bu noktadaki çağrışım aşikardır. Ancak benzerlik bundan ibaret değil. “Yüzüklerin Efendisi” filimlerinde olmayan ama Tolkien’in kitabında olan bir anlatıda Sauron, İnsanlara armağan edilmiş bir adaya gider ve oradaki insanları Melkor’a ibadet etmeye onun için evlatlarını kurban etmeye ikna eder. Dahası Melkor için devasa bir tapınak diktirir. Daha sonra daha detaylı inceleyeceğimiz bu anlatıda şimdilik dikkatinize sunmak istediğim unsurlar şunlar: Sauron Melkor isimli kötü tanrı adına tebliğ yapan bir peygamber rolündedir. Melkor ise daha sonra inceleyeceğimiz üzere Antik Fenike putu olan Baal ile önemli ölçüde benzer bir figürdür. Dahası Sauron bu adada çok büyük bir tapınak yaptırmıştır. Daha sonra işgal edeceği topraklarda da devasa bir kule yaptırmıştı. Hz. Süleyman ise hükümdar olmasının yanında bir peygamberdir. Yaptırmış olduğu Süleyman Mabedinin şöhreti malumdur. Bütün bunların yanı başında Muharref(Tahrif edilmiş) Tevrat’ta Hz. Süleyman (Solomon) dinden çıkmak ve Baal gibi putlara tapmakla suçlanır. Önceleri Hz. Davud’un oğlu, bilge hikmet sahibi bir kimse iken Sonradan eşlerinin etkisiyle putperestliğe savrulmuş olarak tarif edilir. Sauron ‘da önceleri ismi Mairon(hayranlık uyandıran) iken kötü biri haline gelmesinden sonra ismi Sauron(iğrenç tiksinti veren) haline gelmiş yani sapıtmış düşmüş bir kimsedir. Sauron önceleri güya iyi bir kimse iken ustası demirci Aule imiş. Dersini ondan aldığı için çok maharetli imiş. Hz. Süleyman’ın da doğal olarak hocası hem peygamber hemde kral olan babası Davud as olsa gerektir ve Davud as demirciliği ile övülmüştür. Demirin onun elinde mucizevi olarak hamur gibi şekillendiği rivayet edilir.
