En Eski İnanç/Din Hakkındaki Çalışmalar 1 - Wilhelm Schmidt'in Çalışmaları
Hz. İbrahim Hakkında Araştırma Yapanlar İçin:
Şimdi bu soruda nereden çıktı? Demeyin lütfen. M. Tevrat’ta anlatılanlardan anlaşıldığı kadarıyla, hz. İbrahim ve hz Yusuf zamanlarında develer, kullanılmakta olan evcil hayvanlardır. Bu sebeple bu konu, yurt dışında, İncil tarihçiliği açısından incelenmiş bir konudur. Kur’an, doğrudan aynı bilgileri vermediği için devenin ne zaman evcilleştirilmiş olduğu konusu, esasında Müslümanlar açısından kritik bir konu değildir. Yine de bilinmesinde fayda olduğunu düşünüyorum ve toplamış olduğum bazı verileri paylaşmak istiyorum.
"İnsan kurban etme" denildiğinde çoğumuzun aklına ilk olarak Antik Filistin (Kenan) gelenekleri, Kartacalılar veya Mezoamerika'daki Aztekler gelir. Mezopotamya uygarlıklarının ise bu tür uygulamalardan uzak, tamamen bürokratik ve hukuki toplumlar olduğu varsayılır. Ancak tarihi ve arkeolojik veriler, Mezopotamya'nın da bu acı gerçekle tanıştığını gösteriyor.
Hz. Yusuf Hakkındaki Araştırmalar:
Antik Mısırlıların öyle bir hikayesi var ki bu hikaye size bir yerden tanıdık gelecektir. Evinde kaldığı büyüğünün hanımından çirkin bir teklif alan ve bunu reddettikten sonra başına türlü sıkıntılar gelse de iffeti ve güzel ahlakı sebebiyle ilahi irade tarafından ödüllendirilip Mısır'a sultan olan bir gencin hikayesi...
 |
| İki Kardeşin Hikayesi: Seth ile Bata |
Muazzez İlmiye Çığ hanımın başörtüsü hakkındaki iddiaları çoğu kişinin malumudur. Bu iddiayı boşa çıkaran detaylı bir analizi, Sümerolog Prof. Sebahattin Bayram beyin, 2019 tarihli bir makalesinde buluyoruz. Makale için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz:
Kudüs’ün batısında yer alan ve Kudüs’ün merkezine yaklaşık 25 km uzaklıkta olan Khirbet Qeiyafa isimli arkeolojik bölgede yapılan kazılar Eski Ahit'te ismi Shaaraim olarak geçen kentin bulunmasını sağlamış gibi görünüyor. Kentin kendisinde bulunan özelliklerle birlikte birde yazıt bulunmuş oldu ki bu yazıt, Talut’un kral olmasıyla ilişkiliymiş gibi görünüyor....
Tel Dan yazıtı veya “Davut Hanedanlığı” yazıtı, 1993 yılında İsrailli arkeolog Avraham Biran tarafından yönetilen bir kazıda, Filistin’in kuzeyindeki Tel Dan bölgesinde keşfedildi. Bölge Kudüs’e yaklaşık 160 km mesafededir. Keşfedilen dikilitaş’ın üzerine kazınmış olan metin “Davud Hanedanlığı”(House of David/ bytdwd) ifadesini içermektedir.Kırık ve parça parça olan yazıt, bir Arami kralının iki güney komşusuna karşı kazandığı zaferi anıyor: "İsrail kralı" ve "Davut Evi'nin kralı".
Düzgün Aramice karakterlerle yazılmış, özenle kazınmış metinde, Arami kralı, tanrı kabul edilen Hadad'ın ilahi rehberliği altında, her iki kral hasmını da öldürmesiyle övünüyor ve zaferinin büyüklüğünü tasvir edebilmek için hasımlarının emrinde iki bin savaş arabası ve iki bin süvari olduğunu ifade ediyor. Wikipedia ‘nın ilgili makalesinde şöyle deniyor: ...............
Devamı için tıklayınız
Paris’te Louvre Müzesinde bulunan Mesha Yazıtı, İncil arkeolojisi açısından değerli görünmektedir.Wikipedia ‘nın “Mesha Stele” başlıklı makalesinin giriş bölümünde şunlar ifade edilmiştir:
“Moab Taşı olarak da bilinen Mesha Stel, Moab Kralı Mesha adına dikilmiş bir steldir. Önemli bir Kenan yazıtı içermekte ve MÖ 840 civarına tarihlenmiştir.( Moab krallığı, günümüzün Ürdün topraklarında kurulmuştu). Mesha, Moab tanrısı Chemosh'un halkına nasıl öfkelendiğini ve onların İsrail Krallığı'na boyun eğdirilmesine nasıl izin verdiğini anlatır, ancak sonunda Chemosh geri döner ve Mesha'ya İsrail'in boyunduruğundan kurtulması ve Moab topraklarını geri alması için yardım eder. Ayrıca Mesha, (yaptırmış olduğu) birçok inşaat projesini de anlatıyor.[1] Fenike alfabesinin bir çeşidiyle yazılmıştır ve Paleo-İbrani alfabesiyle yakından ilişkilidir.[2][3]”
Wikipedia’nın makalesinde ki bir başka kritik bölüm şöyle:
Devamı için tıklayınız
Gazze şehrinin yaklaşık 23 km kuzey doğusunda, Tel el-Hessi bölgesinin yaklaşık 4 km yakında Khirbet Summeily bölgesinde bulunan mühürler İncil arkeolojisi üzerinde çalışan akademisyenleri heyecanlandırmış ve tartışmalar yaşanmasına sebep olmuştu.
 |
| Kilden yapılma mühürler: Büller |

Sanskritçe konusunda uzman olan Dr. Ved Prakash Upadhyai'nin çok önemli bir iddiası var ve eğer haklıysa, çok önemli bir eser ortaya koymuş durumda. Hinduizmin kutsal kitaplarında anlatılan "Son Kalki Avthar" ın özelliklerinin büyük ölçüde Hz. Muhammed (a.s) 'a uyduğunu söylüyor. Hint dinindeki "Avthar" kavramınında bizdeki peygamber kavramıyla ne derece uyumlu olduğunu dahası Kur'an ile Hint dinin kitapları arasındaki benzerlikleri ve Hint dinindeki Tanrı inancı ile İslam arasındaki ortak yönleri ortaya koyuyor. Onun kitabı üzerinde çalışmak niyetindeyim. Elden geldiğince kaynaklarına inip kontrol etmek ve dahası Hint tarihini araştırarak söylediklerinin tarihi arka planla ne derece uyumlu olduğunu anlamaya çalışmak niyetindeyim. Şimdilik kitabının önemli bir parçasını çevirmiş bulunuyorum. Maalesef çalışmaya ara vermiş durumdayım fakat yinede çevirmiş olduğum kısmı sizlerle paylaşmak istedim. Dr. Ved Prakash gayet gerçekçi ve dürüst bir anlatım ortaya koymuş gibi geldi bana. Daha fazla araştırdıktan sonra ortaya konmuş olan parlak tablo hakkında daha rahat konuşacağımı umuyorum. Burada parlak bir delil elde etmiş olduğumuzdan ümitliyim. Bu kısa çeviriyi okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Kur'an'ın Üstünlüğü Serisi
Devamı gelecek inşaAllah.
linkler açılmıyor
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Düzelttiğimi sanıyorum. Sorun varsa lütfen yeniden bildirin.
Sil