24 Ocak 2018 Çarşamba

Tabletlerdeki Gerçek Nibiru : Nibiru Her Yıl Geri Dönüyor


2003 ten beri  bazı insanlar Nibiru gezegeninin geri dönüşünü  bekliyor.  Bu bekleyiş Zecharia  Sitchin'in teorisinden kaynaklanıyor.  Sitchin'in teorisi   akademik dünyadan  gereken cevapları aldı ama maalesef halk arasında yayılmaya devam etti.  Ülkemizde de giderek popüler oluyor.  Dr. Michael Heiser  Çivi yazılı tabletlerde ki, Nibiru hakkında verilen bilgileri derleyip bir makale yayınlayalı çok zaman oldu. Eğer tabletlerdeki gerçek Nibiru'yu ve anunnakilerle alakası olup olmadığını görmek istiyorsanız bu
makaleyi okumanızı  öneririm. Nibiru hakkında ki bu makaleyi  büyük ölçüde çevirdim ve   orjinali ile beraber sunmayı uygun gördüm. Sayfa sayfa önce aslı sonra çevirisi olacak şekilde düzenledim. Yine de daha güvenilir olması açısından
  makalenin orjinal pdf belgesine  http://www.sitchiniswrong.com/nibirunew.pdf  linkinden ulaşabilirsiniz.
iyi okumalar diliyorum.





Sümerlerin 12. gezegeni Efsanesi:
Çivi Yazılı Kaynaklara Göre Nibiru
Michael S. Heiser
Ph.D., Hebrew Bible and Ancient Semitic Languages
University of Wisconsin-Madison


Zecharia Sitchin'in "X gezegeninin dönüşü" hakkında ki yazılarına aşina olanlar "Nibiru" kelimesine de aşinadır. Kendi kendisini antik diller uzmanı ilan eden Zecharia Sitchin'e göre Sümerler Pluto'nun ardında extra bir gezegen daha biliyordu. Bu extra gezegenin adı Nibiru'ydu. Sitchin Nibiru'nun her 3600 yılda bir Güneş sistemimizin içinden geçtiğini iddia ediyor. Bazı Sitchin teorisine inananlar, Nibiru'nun mayıs 2003'te geri döneceğine kesin gözüyle bakıyorlar. Sitchin teorisinin takipçileri Nibiru'yu x gezegeni olarakta ifade  ediyor.
Malum isim (X gezegeni)  iddiaya göre Güneş sisteminde bulunan ancak Pluto'nun ötesinde yer alan bir gezegene verilmiştir. "X gezegeninin dönüşü tezi" taraftarları Bu gezgin/serseri gezegenin dönüşünün çarpıcı sonuçları olacağına inanıyor.

Sitchin Doğrumu söyledi? Nibiru 3600 yılda bir Güneş sistemimizden geçen 12.  gezegen mi? Sümerler bunu bildi mi? Şu durumda  X gezegeni ile Nibiri'yu eşitleyenler haklı mı? Maalesef Sitchin ve taraftarları için bu soruların herbirine verilecek cevap HAYIR.
Bu yazıda dört tartışma bölümü boyunca şu sorular ele alıncaktır: 

 *  Nibiru hakkındaki  akademik çalışmalara genel bakış

 * Çivi yazılı metinlerde ne sıklıkta ve nerelerde Nibiru kelimesi ortaya çıkıyor? Kelimenin        anlamı nedir ve kelimenin herhangi bir oluşumunda(kullanımında) astronomik bağlam var mıdır?

 *Antik Mezopotamya astronomisine yönelik bilgimizin çivi yazılı kaynakları nelerdir?

 *Bu kaynaklar Nibiru hakkında bize ne anlatıyorlar?


Not: Kendi yorumlarımı yeşil renkte gösterdim
Devam etmeden önce bu makale için hazırlamış olduğum özeti okumanızı tavsiye  ediyorum.Özeti buradakinden  daha açık bir dille yazdım ve kısa bir genel bakışla konuyu kavradıktan sonra buraya dönüp okumaya devam etmek daha faydalı olacaktır diye umuyorum:   ÖZET için tıklayınız...

Bölüm 1: Nibiru Hakkındaki Önceki Akademik  Çalışmalar
Çivi yazılı astronomi metinleri hakkında bolca materyal olmakla birlikte, Nibiru özelinde ki çalışmalar   nadir miktardadır. Nibiru hakkındaki son ingilizce çalışma 1961 yılında  bir dergi makalesinde yer aldı. Büyük Sümer araştırmacısı Benno Landsberger tarafından yazılmıştı, kendisi Sümero - Akad sözcük listeleri editörüdür. (Zecharia Sitchin'in Sumero-Akkad sözlüğünü kötüye kullanımı ile ilgili olarak web sitemde onu referans gösterdim.) Bir önceki yazı (1936) Almanca dilinde idi ve konu doğrudan ele alınmıştı benzer şekilde son olarak 1990 da Almanca makalede ele alındığı gibi. Bu yazıların hepsi, Nibiru'dan astronomik bir cisim olarak bahseden çivi yazılı  tabletlerin bilinmesinden sonra yazılmıştır ve bu nedenle yazarlar ilgili tüm metinlere erişmiştir. Diğer eserler Nibiru'ya değinmiş (kaynaklar ve dipnotlar için aşağıya bakınız), ancak laf arasında bahsetmişlerdir , onların odaklandıkları şey  genel  Babil astronomisi olmuştur.

Bu makalede okuduğunuz şey, sentez yapmak için yapılan bir girişimdir ve  tabletlerdeki Nibiru'nun ne olduğunu anlamaya yönelik tüm referansları içermektedir..

Bölüm 2: Çiziyazılı Metinlerde Ne Sıklıkta ve Nerelerde Nibiru Kelimesi Ortaya Çıkıyor? Kelimenin Anlamı Nedir ve Kelimenin Herhangi Bir Oluşumunda(Kullanımında)
 Astronomik Bağlam Var mıdır?

           Neyse ki , akademisyenler ve diğer ilgili taraflar için yukarıdaki çalışmaların eseri olarak ve anıtsal Chicago Asur Sözlüğü (CAD) editörlerinin çalışmaları ile "nibiru" sözcüğünün ve söz konusu sözcüğün ilgili formlarının, mevcut olduğu tüm yerler tespit edilmiş ve derlenmiştir. CAD ın girişine kısa bir bakış bize hemen sözcüğün çeşitli anlamları olduğunu söyler.(volume "N-2",pp. 145-147) hepsi "geçiş" veya bir çeşit "geçiş işareti" veya "geçiş noktası" olma fikri ile ilgilidir. Sözcüğün kullanımlarının sadece az bir bölümünde sözcük astronomik cisimlerle ilgilidir. Aşağıda, sözcüğün anlamlarından ilgimizin dışında kalanlarına ( Sözcüğün astronomik olmayan anlamlarına) kısa bir genel bakış yapılmıştır, Müteakiben özel anlamları ve astronmik referanslar içeren anlamları incelenmiştir.
         

Astronomik olmayan kullanımların genel anlamları (Nibiru kelimesi hakkında)
(Herhangi bir sözcüğün) Kelime anlamı tabiki bağlam tarafından belirlenir. "Nibiru"daha teknik ve düzgün olarak transliterasyon yapılmak suretiyle "neberu" olarak anlamlandırılabilir. (Transliterasyon: bir metini bir alfabeden başka bir alfabeye dönüştürmeye verilen ad. ) Okuyucu için nibiru formunun altını çizdim.
"Geçiş yeri" veya "geçiş ücreti" anlamında kullanıldığı yerler- Gılgamış destanında, örneğin, hattı okuyoruz : “Straight is the crossing point (nibiru; a gateway), and narrow is the way that leads to it.”

Bir Sümero - Akad metininde coğrafi bir isim, bir köy,                                                         Ne-bar-ti-Ash-shur” adındadır. yani "Asshur un geçiş noktası"

Bir diğer metin su üzerinde feribotçuluk yapan bir teknecinin ücreti ile ilgilidir, yolcuların ödeme şekline dikkat çeker: "shiqil kaspum sha ne-bi-ri-tim" ("geçiş ücretleri için gümüş "

          "ferry (Nehrin bir sahilinden diğer sahiline geçirmek), ford(nehrin sığ yeri";"(eylem olarak) ferrying" -(Burada yazar ingilizceden bir gramer örneği verip tabletlerde de benzerinin olabileceğini ima ediyor) örneğin, bir akadça metinde askeri bir düşman olan aramilere atıfta bulunur:" A-ra-mu nakirma bab ni-bi-ri sha GN itsbat" ("Aramiler meydan okudu ve nehrin sığ yerinin girişinde pozisyon aldılar.[Geçit, Geçiş noktası]").
Bir başkası, Elamlara söylendi " ina ID Abani ni-bi-ru u-cha-du-u" ("("Abani Nehri'nin köprüsünü(karşıya geçiş yeri) keserek yol kesen")



Bence nibiru kelime grubunun "kök fikri" (kelime kökü) ve onun formlarının (kelime çekimlerinin) "geçiş" ile ilgili bir anlamı olduğu açık ve bu yüzden bunun üzerine gideceğiz.

Astronomik bir cisim olarak Nibiru dan Bahsedilmesi
Aşağıdakiler, astronomik metinlerdeki ve / veya astronomik bağlamlardaki "nibiru" kelimesinin kapsamlı bir listesidir. (bir kaç paragraf aşağıdaki tabloyu kast ediyor) Eğer bir kişi, Nibiru'nun nasıl bir astronomik cisim olduğunu bilmek isterse, bu metinlere bağımlıdır (bakmak zorundadır)- Tabi Zecharia Sitchin gibi olmadıkça, öyleki bir teoriyi desteklemek için kendisi anlamlar oluşturuyor. (Kafasından kelime anlamları uyduruyor) Bir kimse ya metinlerin Nibiru'nun ne olduğunu söylemesine izin verir ya da Sitch'in lehine bir şekilde yazılanları görmezden gelir. Ben bu tabloda (aşağıdaki tablo da) şunları verdim:
a) Kelimenin ortaya çıktığı mezopotamya metni (soldan ilk sütun, occurence başlığı olan)
b)Bir Sümero Akadyan transliterasyonu( Bir yazı sistemine göre yazılmış bir metnin o yazıdaki harflerin değerlerini koruyacak şekilde başka bir yazı sistemine aktarılmasına Transliterasyon denir.)
c) Kısa bir çeviri
d)Kelimenin ortaya çıktığı Mezopotamya metinlerinin İngilizce çevirileri için sayfa referansları, Böylece okuyucu bağlamı sınayabilir ve daha fazla çalışabilir. (Dikkat edin üçüncü Bölümde her bir olayı daha ayrıntılı ve bağlam içinde tartıştım). (Kaynakları verdim demek istiyor. Tablodan anlaşılıyor) Aşağıdaki tabloda,
           *Üst indis kullanımı olarak "d" = (Dingir) yani çiviyazılı metin Tanrı işaretidir ve bu yüzden "Neberu" bir tanrıya atıfta bulunuyor olabilir(Sümerlerin ve Mezopotamyalıların gök cisimleri ile tanrıları ilişkilendirdiklerini hatırlayınız.)

           *Üstindis olarak "MUL" = çiviyazılı metin "yıldız" işaretidir.(ve buyüzden "Neberu" bir yıldızdır- metinler bize bunu kesin bir şekilde anlatır)

           *Üstindis olarak numaralar= Birden fazla hece  için kullanılabilen Sümer işaretleri(ni birbirinden ayırmak) için (kullanılan) sayısal referans numarasıdır. Bu , metinlerin doğru okunabilmesi için akademik bir adettir, bu sayede  örtüşen işaretler farklı tutulur.

        Gereğinden fazlaca olma riskiyle birlikte (yapacağım uyarı fazladan , gereksiz olabilir ama ben yinede uyarayım diyor) , hemen fark edeceksiniz ki Nibiru öncesinde hem "d"hemde "MUL" var,(Tabloya bakarak görebilirsiniz) ve bu demek oluyor ki hem tanrı hemde yıldız olarak atıfta bulunulmuş. Sitchin'in kendisinin de çeşitli vesilelerle not ettiği gibi (ve bu antik doğu akademisyenleri için de ortak bilgidir), antik insanlar genellikle yıldızları veya gezegenleri tanrılar olarak tanımlarlar, sanki yıldızlar kutsanmış varlıklarmış gibi. Bu, Eski Ahit'te bile Tanrı'nın oğullarının yıldızlar olarak anılmasının nedenlerinden biridir (cf. Job 38:7-8).     Takip eden metinlerde (göreceksiniz ki), Nibiru bir gezegen olarak kabul edilmişti. (özellikle Jüpiter, ancak bir metinde Merkür), bir tanrı olarakta kabul edilmişti (özellikle Marduk) ve bir yıldız (Jüpiter'den seçkin) olarakta  kabul edilmişti. (Farklı metinlerde farklı  şekillerde karşımıza çıkıyor. Tabi bu metinlerden ikisi arasında yüzlerce yıl olabiliyor.)


        Eğer şaşırdıysanız yanlız değilsiniz. Nibiru hakkındaki bu üç katlı (Merkür ü sayarsanız dört katlı) gösterim, çiviyazılı astronomi akademisyenlerinin  Nibiru'nun tam olarak ne olduğunu kesin şekilde belirleyememelerinin nedenidir. Daha sonraki bölümlerde probleme daha çok gireceğiz. Metinlerde bir şey kesin: Nibiru ASLA Pluto'nun ötesinde bir gezegen olarak tanımlanmıyor.
(Makalenin devamında tablodaki cümleler açıklanacağı için  çevirisini yapmıyorum)

Daha önce belirtildiği gibi, Nibiru bir gezegen olarak kabul edilmişti (özellikle Jüpiter , ancak bir metinde de Merkür), bir tanrı olarak kabul edilmişti (özellikle Marduk) ve bir yıldız (Jüpiter'den seçkin) olarak kabul edilmişti.

Bir sonraki bölüm olan Üçüncü Bölümde, çivi yazılı astronomi için en önemli kaynakların ne olduğu konusunda (Hangi  antik metinler olduğu konusunda) bazı bilgiler sunacağım. Özellikle, Nibiru hakkında açıklama getiren yukarıdaki referanslardan herbiri (yalnızca adını listelemenin ötesinde ) ele alınacaktır. Bu arka planla, Dördüncü Bölüm'e gidiyoruz ve (astronomik) bağlam içinde Nibiru hakkında konuşan belirli satırları ele alacağız.

Bölüm 3: Antik Mezopotamya Astronomisi hakkındaki Çivi Yazılı Kaynaklarımız Nelerdir?

Astronomik bilgiler içeren veya astronomik cisimlere göndermeler yapan Çivi yazılı tabletler MÖ 1800'e kadar dayanmaktadır. Çivi yazılı kaynakların tarihlendirmesi güvenli* fakat bu tarih Zecharia sitchin in Sümer astronomisi hakkında iddia ettiği kadar eski değil. Kronolojik açığın nedeni, Sitchin'in görüşlerini tabletlerden almak yerine kendi hayal gücüne dayandırmasından kaynaklanıyor . Sitchin'in tüm kozmolojik -mitolojik sistemi 3 argüman üzerinde temellendirilmiştir:


(1) VA243 silindir mührü,  benim sitemdeki bir başka pdf dosyasında boşa çıkarılmıştır. Kısaca, Mühür üzerindeki (Güneş sistemini tasvir ettiği iddia edilen) "Güneş sembolü" Güneş değildir. - (Bu iddiam) Sumero-Mezopotamya mühürleri ve sanatındaki gerçek Güneş simgesinin istikrarlı stili üzerine temellendirilmiştir. Güneş olmadan , bir Güneş sisteminiz olmaz.


http://www.sitchiniswrong.com/VA243/VA243.htm  linki ile verdiğim sayfadan Mike Heiser in bu mühür hakkındaki müstakil bir makalesine erişebilirsiniz.


Aşağıdaki resim neden silindir mühür dendiğini daha iyi anlamanızı sağlayabilir.



------------------------------------------------------------------------------------
*  Okuyucu, antik tabletlerin tarihlendirilmesinin keyfi olmadığının farkında olmalıdır. Tarihler çeşitli yöntemlerle belirlenir:
(1) Metinlerdeki krallar ve diğer önemli figürlerin (general veya papaz gibi) isimleri. Bunlar diğer kaynaklarda çapraz atıfta bulunulan kişilerdir. Sıklıkla diğer ülkelerin kaynakları(Mısır gibi) (Yani belirli bir tablette geçen mühim isimler komşu ülkelerin kaynaklarında da aranır ve böylece çapraz kıyaslama yapılır.) Krallar söz konusu olduğunda, bu isimler daha sonra her kralın hüküm sürdüğü yıl sayısını bize bildiren kral listeleriyle veya diğer listelerle eşleştirilir. Bu nedenle, diğer eski halkların kayıtlarıyla bağlantılı bir kronoloji hazırlamaya başlayabilirsiniz. "Başlangıç noktaları" ya da kıyaslamalar Yunan ya da Roma kayıtlarıyla elde edilir. (bizi "AD" ye ve birkaç asır geri "BC" ye götürür)
(2) Metinlerde belirtilen astronomik olaylar (tutulmalar gibi) Çünkü bugün modern astronomik teknikler ve kayıtlarla bahsedilen olaylar çizilebilir. Genellikle bu olaylar, diğer eski kaynaklarda da görülür.
(3)Metinlerde görülen önemli olaylar (savaşlar ve antlaşmalar gibi) ki bunlar başka ülkelere atıfta bulunur veya kendileri başka kaynaklarda kaydedilir.(Antlaşmaları kaydetmek her iki taraf içinde ortaktır.) Yine bunlar çapraz referanslandırılabilir.
(4)Kronolojik olarak tarihlenebilen çivi yazılı tabletler birikmeye başlayınca, akademisyenler kelime dağarcığı, stil ve gramer değişikliklerini not ettiler. Bu, yukarıda belirtilen kronolojik işaretlerin hiçbirine sahip olmayan tabletleri tarihlendirmelerini sağlıyor. Örneğin, çatı katınızda yada avlunuzda bir mektup bulsanız içinde "thee" ya da "thou" gibi kelimeler olan, mektubun yakın bir yıla ait olabileceğini hemen anlardınız. uzmanlarla görüştükten sonra tamamen yakın bir tarih edinebilirdiniz.(en azından on yıla kadar) Eski görülen, ancak içinde "e-posta" sözcüğü olan bir mektup bulduysanız, mektubun e-postanın oluştuğu yıldan daha eski olamayacağını bilirdiniz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bahsi geçen VA243 silindir mührü:

 VA 243 mührü hakkındaki makale  tercüme edilmiş bir şekilde bu blogda mevcuttur. Bu mühür hakkındaki makale çok önemli çünkü Sitchin in Nibiru hakkında ki iddası büyük ölçüde bu mühürden türüyor. Neyse şimdilik mühürde gördüğünüz yıldızın Sümer sanatındaki Güneş sembolü olmadığını dolayısıyla Sümerlerin ya da Mezopotamyalıların Güneş sistemini modellemiş sayılamayacağını bilmeniz yeterli. Dr. Heiser'inde dediği gibi Güneş olmadan Güneş sistemi olmaz. Öyleyse bu mühür Güneş sistemini ve uzaktaki Nibiru'yu gösteriyor olamaz. Muhtemelen taptıkları bir yıldızın  belli bir takım yıldızın  önünden geçişini simgeliyor. Neyse şimdilik bununla yetinip makaleye devam edelim:

(2) Nibiru'nun, Pluto'nun ötesine uzandığı ve Anunnaki'ye ev sahipliği yaptığı iddiası, ikisi de gerçek metinlerden kaynaklanmıyor. (yukarıdaki tabloya bakınız) 


(3) Güneş sisteminin formasyonunun yeniden inşa edilmesi,(Zecharia Sitchin) Sümer yaratılış- kozmolojik metinlerindeki tanrı isimleri ile gezegen isimlerini eşleştirdi  ve sonra bu metinler üzerinden güya bir kozmik bilardo senaryosunu  bize iletti . Çiviyazılı astronomik metinler asla 5 ten fazla gezegen listelemiyor(Eğer Güneş ve Ay ı sayarsanız 7) ve aslında hangi gezegenlerin onların mitolojisinde hangi tanrılar olduğunu bize anlatıyor. Sumero-Akkad gezegen-tanrı korelasyonlarının Sitchin'inki ile aynı olmaması sürpriz olmamalı.

En eski çivi yazılı metinler kehanetlerle ilgilidir.(Akademisyenler tarafından "Göksel kehanet metinleri" diye isimlendirilirler). Kehanet metinlerinin detaylandırılmasıyla birlikte tarihlemede bir uyarı oluşmaktadır  . En eski metinlerimiz M.Ö. 1800 yıllarına kadar giderken, (ilk defa) o zaman göksel kehanetin (ve dolayısıyla astronomik gözlemin) ortaya çıkmadığı açıktır - zaten vardı, sistematikleştirilmişti. Bu daha eski bir tarihlendirmeyi gerektirir , ancak kesinlik sadece spekülasyona dayanmaktadır. (Yani Sitcihin kesin tarih verse de bu spekülasyondan ibarettir.)

MÖ 1800 den önceki astronomi bakımından, okuyucuya şu tavsiyede bulunulmalıdır: Tek söylediğim şey (bu alandaki akademisyenlerle birlikte), gökleri gözlemleme uygulamasının MÖ 1800'den daha eski olmasıdır. -Sümerler kaç gezegen olduğunu bilemezlerdi. Aslında SUMERIAN yıldız isimleriyle tam dolu astronomik tabletlerimiz var (Sumerler, M.Ö. 1800 öncesi bir medeniyettir) fakat bu çok sayıdaki tabletler,  Sümerler'in sadece beş gezegeni (ayrıca Güneş ve Ay'ı) bildiğini gösteriyor. Sanki bir kısmını unutmuşlar ya da tabletten çıkmış gibi tamamlanmış değiller. (Sanırım Sitchin ile dalga geçiyor  çünkü Sitchin  12 gezegenden bahsediyordu.) MUL.APIN, gözlemlerin tam bir astronomik döngüsüdür - bu, Sumero-Mezopotamya astronomisinin bir özetidir. Ancak şimdi özel kaynaklara geçelim. 

Sümero -Mezopotamyan uzmanların dikkat çektiği gibi 3 metin " Mö 500 den önceki babil astronomisinin ilgisini tanımlıyor, aynı zamanda bu dönemde kaydedilen astronomik fenomene nüfuz seviyesini tanımlıyor." Bu üç metin şunlardır: Enuma Anu Enlil (Enuma Elish ile aynı değildir), "Three stars each" tablet (daha çok "Astrolabes" olarak bilinir) ve MUL.APIN.
Bunlardan ilki Nibiru meselesinde çok az etkiye sahiptir. Nibiru'yu tartışmaya başladığımız anda, Enuma Elish Tablet V'e de bakmamız gerekecektir, Tablet V astronomik bir metin olmasa da, Nibiru'dan bahsetmektedir.

Enuma Anu Enlil
Bu tablet matematiksel hesaplara dayalıdır. " otuz günlük ekonotik bir ay boyunca Ay'ın görünürlüğünün süresi." Gece uzunluğu aydan aya değiştiği için Babilliler, ayın görünürlüğünü yılın herhangi bir günü için matematiksel olarak hesaplamanın yöntemini geliştirdiler.
"Three Stars Each" ya da "Astrolabe"
Usturlablar (Astrolabes) Ayın görünürlüğünden ziyade yıl boyunca gün ışığındaki değişimle alakalıdır. Usturlabların ana içeriği şudur: Bir yıl şemasında 12 ayın herbiri için üç sabit yıldızın "heliacal"** doğumları / yükselişleri verilmiştir. Bundan dolayı bu tabletlere "three stars each" (üç yıldızın herbiri) adı verilmiştir. Başka bir deyişle, üç sabit yıldız Güneşin görünmesinden hemen önceki ufukta görünüşlerinin noktası / zamanı için her ay gözlemlendi. Bu yıldızlar  üç büyük tanrı kabul edilen Anu, Enlil ve Ea için isimlendirilen gökyüzündeki  "üç yol" a bağlandı(Anu' nun yolu, Ea' nın yolu gibi). Yollar doğu ufkuna göre ve mevsimsel düzen dikkate alınarak yıldızların doğuşunun görüldüğü bölgelere göre tarif edildi. (Onların gezegenlerden başlıca farklarından biri budur) Gökyüzündeki yıldızların yerini belirleme ve onların yerini  hesaplamak için periyodik dönüşlerini açıklama girişiminin modern başlığı ise Usturlaptır. (Astrolabe)

Astrolabe'nin içeriğini göstermek için, Akademisyenler çiviyazılı kaynaklardaki bilgileri usturlab şeklinde düzenledi. (Nibiru 'nun adının geçtiği yere kırmızı yıldız işaretiyle dikkat çekildi.[Jupiter;MUL Neberu d Marduk] (yukarıdaki şemaya bakınız)
** Heliacal Risig( Heliakal Doğuş/Yükseliş) : Bir yıldızın belli bir yıl içinde ilk defa (doğu ufkunda) Güneşten kısa bir süre önce yükselmesi ve kısacık görünüp Güneşin doğması ile kaybolmasıdır. Örneğin eski Mısırda Sirius un göründüğü ilk sabahın belli bir önemi vardı.

Devam etmeden önce bir gözlem uygun olacaktır. Gerçek şu ki astrolabe'deki yıldızların hepsinin sabit olması şunu akla getirebilir: Nibiru, Marduk- Jupiter olarak ve üstelik bir metinde de   merkür olarak açıklanmıştı, üstelik yolları değiştirdiği yukarıdaki tablonun 5. satırında gösterilmişti. Bu gösterir ki sabit yıldız Nibiru pozisyon değiştirebilir, çeşitli metinlerde anlatılan gözlemin ne zaman yapıldığına bağlı olarak.
Güneşin yolunu örnek olarak kullanmak suretiyle gökyüzünün üç yolunuda iyi bişekilde gösterebiliriz. (Hemen yukarıdaki 2 şemaya bakınız.)

MUL.APIN
Bu çivi yazılı metin (iki tabletten oluşan), çok çeşitli gök cisimlerinin olgularını kataloglayan ve sistematize eden astronomik bir özettir. . . M.Ö. yedinci yüzyılla ilgili astronomik bilginin kapsamlı bir özetini temsil etmektedir. " İlk tablet astrolabe materyalinde belirtilen üç yola atanan sabit yıldızların listelenmesiyle başlar. Otuz altı sabit yıldız ya da takımyıldızın helikal yükseliş tarihleri verilir,
Bunların yirmi dördü astrolabe'in otuz altı yıldızıyla (Nibiru dahil) örtüşüyor.
İkinci tablet Güneş , Ay ve gezegenlerin yolları ile devam ediyor. Venüs, Jüpiter, Mars, Satürn ve Merkür'ün görünüşleri ve kaybolmaları, rüzgarlar , Güneş yılı, yılın ana noktalarındaki gün ışığının uzunluğu ve Ay 'a ait süre işlenir.



Bölüm 4: Bu Kaynaklar  Nibiru Hakkında Bize Ne Anlatıyor?
Nibiru'ya yönelik referanslar içeren yukarıdaki  tabloyla ilgili olarak ,tartışmamızın geri kalanında bazı metinler ve pasajlar üzerine odaklanacağız. Nibiru'yu sadece  yıldızlar arasında  listelemekten daha fazlasını yapan  Metinlerdir bunlar.   Nibiru'ya yapılan en önemli göndermeler Enuma Elish(şimdiye kadar sadece tabloda gösterildi),the astrolabe ve MUL.APIN ' dedir.
Enuma Elish (özellikle tablet 5)
Enuma Elish, şüphesiz, Zecharia Sitchin veya Niburu'yu daha önce duyanlar için aşina olunan bişey. Bu Mezopotamya destanı evrenin kökenini toplam yedi tablette anlatıyor. Tablet VI'nın kapanış bölümünde ve Tablet VII'nin başından sonuna çoğunlukla tanrılar Marduk'un elli adını ilan ederler.
Tablet 6 da, satır 39-44, Marduk, Anunnaki tanrılarını iki gruba ayırdı: cennette 300, yeryüzünde 300. Bunu yaptıktan sonra (satır 55ff) Anunnaki'nin talebi: Marduk'a bir tapınak inşa etmek için izinlidirler ve Marduk'a daha önce Babili kurmaya söz verdiğini hatırlatılırlar. Anunnaki daha sonra Babil'i Marduk'un emrinde inşa eder ve onu kendi tapınakları izler. Tablet VI, satır 121'den Tablet VII, satır 138 e Marduk'un adlarının beyan edilmesini içerir. Tablet VII'nin 124. satırındaki Marduk isimlerinden biri de Nibiru'dur. Aşağıda Horowitz'in çevirisini takib edeceğim (kendi yorumlarımı da serpiştirerek).

124. satırda isim Sümerce verilmektedir (Nibiru tanrılar için kullanılan DINGIR ön işareti ile işaretlenmiştir) ve daha sonra kısa bir Akat açıklaması gelir:
Nibiru: ona izin ver [Nibiru] göklerin ve yerin geçişini tutan kişi olsun.
(satır 125 şu şekildedir: "... gökler yukarıdan aşağıya inemezler, ancak onu [Nibiru] beklemeliler").
Gözlem: Burda biz Nibiru'nun Marduk'un adı olduğunu söyleyen özel bir metne sahibiz. Aşağıda göstereceğiz ki Marduk jüpiter gezegeninin adıydı. Eğer Nibiru, Jüpiter gezegeni ise Nibiru Pluto gezegeninin ardındaki bir gezegen olamaz . Nibiru-Marduk-Jüpiter'in bir geçiş yeri ile ilgisi var-yani, bu astronomik cisim kendisi geçiş yapmakta değildir, fakat bir geçiş noktasını işaretler veya bir geçiş noktasının yerini belirler. Bu, Sitchin'in öğretileri ile çelişen başka bir nokta, (Sitchin) Nibiru nun
Hareketli olduğunu ve Güneş sistemimizin gezegenlerinin yörüngesel yollarına "geçiş" yaptığını savunuyordu. Metinler bunu söylemiyor.

Daha sonra Tablet VII, 126-127 satırlarında şu ifadeyle devam eder:
 Nibiru onun [Marduk un] yıldızıdır, O ki yaptığı göklerde görünendir.


O [ Nibiru] Dönüm noktasını tutandır.[Geçiş noktası, ekyeri]; onlar ona başvurmak zorundadır.

Gözlem: Horowitz, kunsaggu kelimesinin yalnızca Enuma Elish'te beyan edildiğini belirtiyor. Başka bir metinde bir kun- sa-ga var ki "muhru" kelimesi ile paraleldir öyle ki dolambaçlı bir yolun tümü için bir dönüm noktasının bir  işareti veya işaretleyicisidir. her durumda, Nibiru herhangi bir tür birleşme yeri veya kavşaktır.

Tablet 7 deki nibiru için son referans 130-131. satırlardır, orada isim ortaya çıkmaz ama 126-127. satırlardaki düşünce devam etmektedir:

"Cennetin yıldızları, Ona [Nibiru] izin verin ki onların rotasını(düzenini) belirlesin; ona izin verin ki Tüm tanrıları koyun gibi gütsün."

Gözlem: Metin, Nibiru'yu tekrar DINGIR işaretiyle etiketliyor ve yine de onu bir yıldız olarak adlandırıyor. (kakkabu, semitik yıldıza verilen genel kelimedir; bkz. İbranice kkb). Aynı zamanda Marduk-Jüpiter'in Nibiru'yu ortaya çıkardığını söylüyor. Bu felaket bir olayın referansı olabilir mi yada belki pozisyonel fenomenlerin yada sadece mitolojik bir beyan olabilir mi?(Sanırım yazar pozisyonel fenomen derken şöyle bir şeyi kastediyor: gökyüzünü gözlemleyen bir kişi üstüste görünen iki yıldızdan biri diğerinden uzaklaşınca gözlemci acayip manalar verebilir. A yıldızı B yıldızını ortaya çıkardı gibi. Yinede yazarın asıl maksadını kesin bilemem) Nibiru herne olursa olsun - Ya jüpiterin kendisi gibi görünüyor (belirgin çoğulculuk, aynı şeyin yeniden adlandırılması) veya Jüpiter'e ayrılmaz bir şekilde bağlı herhangibir yıldızdır, o yıldızları düzenleyip onları rotalarında tutmak için.

Enuma Elish in 5 .tableti 7. tabletin sözlerini yankılar (tekrarlar). Destanın bu kısmı Marduk'un yıldızları düzenlemesi ile ilgilidir. 1-8 arası satırları okuyunuz:

1) O [Marduk] büyük tanrıların duraklarını şekillendirdi.
2)Onların yıldızları, onların benzerliklerini o kurdu, Takımyıldızları
3) O yılı sabitledi, sınır çizgileri çizdi.
4)12 aydan herbiri için 3 yıldız ayarla. [usturlab kurulumuna bir gönderme]
5)O yılın planlarını çizdikten sonra.
6) O neberunun durağını hızlı kurdu ki onların bantlarını (şeritlerini, yollarını) sabitlesin
7) Böylece hiç kimse karşı gelmez veya hiç ihmal etmez.
8) O Enlilin durağını  kurdu/ayarladı ve Ea'nınkini de onunla.
Gözlem: Bu "Durak" dilbilimciler tarafından yukarıdaki 7. tabletin 124-127 satırları referans gösterilerek açıklandı. Nibiru'nun "konuşlandırılması", Marduk tarafından atanan "özel rol" olarak kabul edilir: Yıldızların seyrini belirleyen, yıldızlar üzerindeki belirli bir düzenleyici nokta veya etki.
Astrolabe B
Yukarıda yeniden yapılandırılmış astrolabe' de belirtildiği gibi Nibiru ve Enlil ile Ea'nın durakları eski yılın son ayıyla tanımlanabilmekle birlikte (adar ayı),  kabul edilmelidir ki yeni yılın ilk ayıyla da ilişkilendrilebilir. (nisan). Astrolabe "B", sütun ii, satır 29-32 okuyun:
"Gecenin [yıldızları] tanrılarının ardından güneyde duran kırmızı yıldız, gökyüzünü yarıya bölüyor, bu yıldız Nibiru-Marduk'dur."
Hiç olmazsa , Horowitzinde belirttiği gibi, Usturlab daki yukarıdaki metin belirtir ki, Nibiru (Marduk un yıldızı) ile birlikte Şu Ea ve Enlil in yıldızları eski yıl geçip yeni yıl başlarken gökyüzünde bulunuyorlardı. "Kırmızı yıldız" ifadesi ilginçtir ve Mars'ı düşündürür. Mezopotamyalılar elbette Mars'tan haberdardı. (yörüngesi MUL.APIN'de kataloğa alınmıştır) Bununla birlikte benim astronomi bilgim azdır. belki (ve bu bir tahmin)  Mars farklı zamanlarda farklı renklerde ( bazen kırmızı bazen kırmızı olmayan renkte) görünüyorsa bazı karışıklıklara sebep olabilir. Mars ın Jüpiter in yolunu izlediği bir zaman varmı ki antik gözlemci karıştırıp ayırt edemesin. Eğer öyleyse Nibiru ile Mars birbiriyle ilişkili olabilir.

Mul.apin tablet 1 sütun 1 satırlar 36-38

Bu satırların sözleri yukarıdaki metinleri yansıtıyor:

"Enlil'in yıldızları bittiğinde büyük bir yıldız -ışıkları loş olmasına rağmen - gökyüzünü ikiye böler ve orada durur: işte bu Marduk un yıldızı, Nibiru , Jüpiter; pozisyonunu değiştirmeye devam ediyor ve gökyüzünü geçiyor."


Gözlem: "Marduk'un yıldızı, Nibiru, Jüpiter. . ." ifadesi önemlidir.
Sümero Akad metinleri burada okuyunuz:

Nibiru'ya açıkça Marduk'un yıldızı denir ve o Jüpiterdir. Gariptir ki, burada Nibiru "gökyüzünü geçiyor" ve böylece mobil olarak görünüyor ancak başka yerlerde sabit bir yıldız olarak geçiyordu.

Bu hareketliliğe rağmen yinede Pluto'nun ötesinde bir gezegene atıfta bulunulamaz. iki sebepten ötürü: 1) Nibiru HER YIL görünüyor; 2) O ya Jüpiter'le yakından ilişkili bir yıldızdır ya da Jüpiter'in kendisidir. (tekrar)

Yukarıdaki cümlelerin Jüpiter'e atıfta bulunduğunu nasıl bilebiliriz? (Biliriz) Çünkü MUL.APIN bilinen gezegenlerin yollarını kataloglar (beş gezegen, artı güneş ve ayı gezegen olarak sayarsanız , yedi).İşte MUL.APIN'deki gezegen isimlerinden oluşan bir tablo, Bu tabletlere yönelik başlıca teknik çalışmalardan alınmıştır: 

( Yukarıdaki tablet cümlesinde AMAR.UD kelimesinden önce MUL ve d işaretlemesi yapıldığına dikkat edin. AMMAR.UD (Marduk) un bir tanrı ve yıldız olduğu belirtilmek istenmiş. Aşağıdaki tabloda ise Jüpiter'in karşısında AMAR.UTU (Marduk) yu görebilirsiniz. Yine yukarıdaki cümlede SAG.ME.GAR kelimesi MUL ile işaretlenmiş ve aşağıdaki tabloda jüpiter in karşısında SAG.ME.GAR yazıyor. )

Yukarıda belirtildiği gibi, bu ana referanslardan başka iki diğer tablet, Nibiru'ya Merkür olarak atıfta bulunmaktadır.

Bu noktaların toplamı:
Çiviyazılı metinler Nibiru hakkında bize ne anlatıyor? (özellikle Zecheria Sitchin'in iddialarının aleyhine) İşte liste burada:
1)Nibiru bir yıldız olarak anıldı.
2) Nibiru bir gezegen olarak anıldı- neredeyse herzaman Jüpiter-Marduk, fakat bir defa merkür , ve asla Pluton'un ötesindeki birşey ya da orada bir gezegen olarak anılmadı.
3)Sümerler kendi kayıtlarına göre yalnızca beş gezegenden haberdardı (ve ilaveten Güneş ve Ay'ı da gezegen olarak kabul ettiler).
4) Nibiru asla herhangi bir itibarla anunnaki ile birlikte anılmadı; Asla Anunnakilerin bulunduğu ya da yerleştiği yer olarak söylenmedi.
5) Nibiru hem takım yıldızlarla  biraz ilişkili sabit bir yıldızdır ki onları kendi rotalarında tutar (onların bir üyesi mi yoksa sadece yakınlarında mı bulunuyor bilinmiyor) hem de aynı zamanda "pozisyon değiştirme" ve "gökyüzünü geçme" ile de tanımlanır.
6)Nibiru her sene görüldü ki bu durum Sitchin'in 3600 yıllık döngüsüne dair görüşünü yok eder.

Umarım okuyucu iki şeyin ipucunu almıştır: 1) Şu Sitchin'in öğretileri yanlış; (2) Öyle görünüyor ki girişte verdiğim tek akademik makaleden ötürü Nibiru'nun kutup yıldızı olduğunu düşünmeyi gerektiren haklı bir sebebimiz var.  Maalesef, astronomi hakkında fazla bir şey bilmiyorum, bu yüzden bunu değerlendiremiyorum. Son bölümde, şimdi reddedilen Nibiru'nun bilimsel yorumunu (burada Sitchin'e değil, son yüzyılın gerçek Sumero-Mezopotamya bilim adamlarına atıfta bulunuyorum) ve kutup-dönüşümü yorumlamasını yapacağım. (Kendi sitesinde yapacağı düzenlemeyi kast ettiğini sanıyorum. Galiba makale yarım kalmış. Ya da bir sonraki makaleden  bahsediyor. Kendi sitesini ziyaret ederek emin olabilirsiniz. http://www.sitchiniswrong.com               )

Aşağıdaki videoyu izleyerek konuyu pekiştirmenizi öneririm:


1 yorum:

  1. teşekkür ederim emek verilmiş güzel ve aydınlatıcı bir çalışma olmuş.son zamanlarda ısıtıp yine piyasaya sürdüler bu sümer uyduruk hikayelerini, oradan da dine vurmaya kalkan zavallı akıl fakirleri.

    YanıtlaSil